|
Ergenlik dönemi hızlı büyüme ve gelişmenin olduğu, kız erkek cinsel
özelliklerinin belirdiği ilk gençlik dönemini kapsar. Ergenlik
dönemi yaklaşık olarak kızlarda 13-14, erkeklerde 14-15 arasında
başlar. Ancak verilen yaşlar yine de kesinlik taşımaz. Toplumumuzda
ergenliğin bitimi batı toplumlarına göre daha uzun bir süreyi
kapsar. Çünkü aileye ekonomik açıdan bağımlılık daha uzun bir süre
devam edebiliyor. Bu nedenle bu durumu “uzamış gençlik” olarak ifade
edebiliyoruz. Ergenlik dönemi doğal
bir gelişimsel dönemdir. Eğer birey daha önceki gelişimsel dönemlerini
sağlıklı bir biçimde atlattıysa ya da ailevi ve sosyal ilişkilerindeki
çatışmaları çözebildiyse sağlıklı bir kimlik oluşturur. Ergenlik
döneminin de sağlıklı olarak yaşanması, daha sonraki yetişkinlik,
yaşlılık gibi gelişimsel dönemlerin sağlıklı olarak geçmesini olumlu
yönde etkiler.
Ergenlik döneminin temel gelişimsel özelliği kimlik oluşturmaktır.
Kimlik oluşumu özdeşleşme ile başlar. Genç çevresinde gördüğü,
beğendiği, etkilendiği değerli saydığı kişileri model alır, onlarla
özdeşleşir. Gencin özdeşleştiği kişiler öğretmeni, annesi, babası,
arkadaşı, sevdiği sanatçılar, roman kahramanları olabilir. Genç, bu
kişilerin giyim tarzlarını, konuşmalarını, tavır ve davranışlarını
taklit eder, bu anlamda onlarla özdeşleşir. Bu aşırıya kaçmadıkça doğal
bir süreçtir. Gençlerde böyle davranışlar görüldüğünde onlar küçük
düşürülmemeli, onlarla alay edilmemelidir. Çünkü model alma bu dönemin
doğal bir gereksinimidir ve sonuçta genç özdeşleşme yoluyla kimliğini
bulacaktır. Gerçekten de bu dönem en hassas ve en stresli bir dönemin
başlangıcıdır. Bu nedenle anne babaların çocuklar üzerindeki tutum ve
davranışları oldukça önem taşır. Özellikle 13 yaş, üzerinde durulması
gereken bir yaştır. Bu yaş içerisinde huzursuzluk, gerginlik, uyumsuzluk
daha fazladır. Gencin kolaylıkla dışarıya kapılabileceği olumlu-olumsuz
faaliyetlere yönelebileceği dönemdir. Anne ve babaların bu dönemde
çocuklarının sosyal ilişkilerini, arkadaş gruplarını bilmesi ve çocuğa
fark ettirmeden kontrol altına alması büyük önem taşır.
Gencin arkadaşları ve arkadaşları ile olan ilişkileri ve faaliyetleri
önemlidir. Arkadaşlık ilişkileri ruh sağlığının belirleyicisidir. Bu
nedenle gençlerin içinde bulunduğu arkadaşlık gruplarını gözleyerek
onların ruhsal problemlerinin farkına varabiliriz. Örneğin bir genç
arkadaşlarına aşırı derecede bağlıysa aile ortamında düzensizlikler,
güvensizlikler, aile içinde çözülmemiş çatışmalar, sevgi saygı
gereksinimlerinin tam olarak karşılanamıyor olması sözkonusu olabilir.
Bir başka örnekse: eğer genç sürekli kendi yaşıtlarının altındaki
kişilerle birlikte olmak istiyorsa kendisine olan güvenini sağlayamaması
ya da olumsuz bir benlik algısı sözkonusu olabilir.
Gençlik döneminde olumsuz arkadaşlık gruplarının en çarpıcı
örneklerinden birisi de suç alt kültürü dediğimiz çete gruplarıdır. Bu
konuda yapılan araştırmalar da göstermiştir ki bu gençler ailelerinde
bulamadıkları sevgi, ilgi ve yakınlık gereksinimlerini bu gruplarda
karşılamaya çalışıyorlar ve olumsuz bir takım faaliyetlere girerek (
alkol uyuşturucu kullanımı, şiddet olayları, hırsızlık, bir ideolojiye
sımsıkı bağlanıp olumsuz etkinliklere girme...) çevrenin ilgisini çekme
amacını taşıyorlar.
Gençlik çağı gerçekten zor bir dönemdir. çocuklar büyüdükçe sıkıntıları,
sorunları da büyür. Eğer bu sorunlar önemsenmezse çeşitli uyumsuzluklar,
olumsuzluklar ortaya çıkabilir, bu durum da gençlerde bunalımlar ve
ruhsal problemlere neden olabilir.
Belki de gençlik döneminde çocuğunuzu anlamak zor olacak ama sağlıklı
bir iletişimle, sevgi ve saygı gereksinimlerinin karşılandığı ve
çatışmaların yapıcı olarak çözüldüğü bir aile ortamında çocuğunuza
ulaşmanın ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.
|